Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2011/13881 E. 2012/19051 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/13881
- Karar No
- 2012/19051
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/11/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 06/07/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 11/12/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. Dava, İYUK 28/3 maddesine dayalı olarak açılan ve yargı kararının uygulanmaması nedeniyle uğranılan manevi zararın tahsili istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin reddine dair verilen karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde ; 23 pafta 7418 parsel sayılı taşınmazın “yola terk suretiyle kamulaştırılmasına” dair Belediye Encümeni tarafından alınan 13/9/2007 tarihli kararın, İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nin 2008/200 Esas ve 2009/1356 Karar sayılı ilamı ile iptal edildiğini, ancak bu kararın yerine getirilmediğini belirterek uğradığı manevi zararın tahsilini istemiştir. Davalı cevap dilekçesinde; husumetin bağlı bulunduğu idare aleyhine yöneltilmesi gerektiğini belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuştur. Dosya içeriğinden; davacıya ait 225m2 miktarlı taşınmazın öncelikle 150m2 lik kısmının fiili el atma suretiyle kamulaştırıldığı, bedel artırılması için açılan dava sonunda belirlenen tutarın davacıya ödendiği, 13/9/2007 tarihli Belediye Encümen kararıyla da kalan 74,07m2 lik kısmın tek başına inşaat yapılmasına uygun olmadığı gerekçesiyle taşınmaz maliki olan davacının talebi aranmaksızın “yola terk” amacıyla kamulaştırılmasına karar verildiği bu bağlamda idare tarafından davacı aleyhine bedel tespiti amacıyla açılan davada; dava konusu edilen yerin idare adına tesciline karar verildiği ve idare bu karar uyarınca da 28/10/2008 tarihinde terkin işlemi yapıldıktan sonra taşınmazı idare adına tescil ederek yan parsel ile tevhit edip üçüncü kişi durumundaki dava dışı ...'a sattığı anlaşılmaktadır. Bedel tespiti istemiyle açılan davanın temyizi üzerine Yargıtay 5.Hukuk Dairesi'nce “idare adına tescil” hükmünün doğru olmadığını bu kısmın hükümden çıkarılarak yerine “yola terkinine” kaydı düşülmek suretiyle kararın düzeltilerek onanmasına 15/10/2009 tarihinde karar verildiği anlaşılmaktadır. 13/9/2007 tarihli Belediye Encümen kararının iptali istemiyle idari yargı yerinde açılan davada ise, 30/7/2009 tarihli kararla tapu malikinin istemi olmadan yapılan kamulaştırma işleminin doğru olmadığı belirtilerek işlemin iptaline karar verildiği ve bu kararın ilgili idareye tebliğ edildiği ancak davacının bir çok kez kararın uygulanması yönündeki istemine rağmen kararın yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Şu halde davacı yararına uygun bir manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle davacı yararına BOZULMASINA ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.