Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/962 E. 2026/7015 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/962
- Karar No
- 2026/7015
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/... E - 2024/880 K SUÇ : Hakaret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hakaret suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 62... /2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2021 tarihli ve 2020/... esas, 2021/434 sayılı kararının 18.05.2021 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın 21.04.2022 tarihinde işlediği kasıtlı suçlardan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkında yeniden yapılan yargılama sonunda, hükümlerin açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 125/1, 62... /2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2024 tarihli ve 2023/... esas, 2024/880 sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2026 gün ve 2025/... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2021 kararının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre sanığın farklı adresine 18.05.2021 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki düzenleme karşısında, öncelikle sanığın bilinen son adresi olan "... Mah. Sk. No:7 ..." adresine tebligat çıkarılması gerekirken, farklı mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşıldığından yapılan tebliğin usulsüz olduğu, bu haliyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suçların işlendiği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlığını taşıyan 231/8. maddesinde "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur." ve onbirinci fıkrasında ise; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." hükümleri yer almaktadır. Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelere göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık, bu karar usulüne uygun bir şekilde kesinleştikten sonra, 5 yıl süreyle denetime tabi tutulacak ve bu süre içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirlerine riayet etmemesi halinde hüküm açıklanacaktır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükümlerine yer verilmiştir. İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında 24.03.2021 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanığın bilinen en son adresine tebligat çıkarılması gerekirken, başka MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edildiği ve denetim süresinin başlamadığı gözetilmeden, sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle ihbar üzerine 10.07.2024 tarihinde açıklanan kararın hukuken bir geçerliliği yoktur. Bu nedenle hükmün hukuki değerden yoksun olduğunun tespitiyle yetinilerek, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.