Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/4867 E. 2026/9973 K. – Görevi Yaptırmama

Konu: Görevi Yaptırmamak İçin Direnme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2026/4867
Karar No
2026/9973
Karar Tarihi
Konu
Görevi Yaptırmamak İçin Direnme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3695 E. 2025/3392 K. SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜM : Temyiz talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 2. Sanık müdafiinin temyizi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 07.01.2026 tarihli ek kararıyla temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyizinin; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair polislerin soyut beyanından başka mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı şekilde mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğu, sanığın savunma hakkının kısıtlandığı, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir. III. GEREKÇE Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayıldığı ve bozma kararına karşı ilk derece mahkemesinin direnme hakkının bulunmadığı, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemelerinin kanunda sınırlı nedenlere münhasır kılınmış bozma yetkisinin, bu sınırın dışına çıkılarak kullanıldığı durumlarda İlk derece mahkemesinin yapacağı işlemlerin görevsiz mahkeme tarafından gerçekleştirilmiş kabul edileceği ve aynı Kanun'un 7. maddesi uyarınca yapılan işlemlerin hükümsüz olacağı belirlenmiştir. Bu açıklamalar ışığında; sanık hakkında atılı suçtan yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince Kanunda sınırlı olarak sayılan haller arasında düzenlenmeyen bir sebepten dolayı bozma kararı verildiği, bu kapsamda anılan bozma kararının ve bozma sonrası verilen hükmün hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılıp taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2026/4867, K. 2026/9973, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2026-4867-e-2026-9973-k-e36b82605f38