Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/9655 E. 2026/12313 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2024/9655
Karar No
2026/12313
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/614 E., 2024/727 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararına yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi özetle; atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, suçlamayı kabul etmediğine, eksik incelemeyle hüküm kurulduğuna, haksız tahrik hükümlerinin değerlendirilmediğine, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına yönelik savunmasının alınmadığına, bu nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Olay günü sanığın, söylediği sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, yapılan işleme yönelik tepki niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, 2. Kabule göre; 3359 sayılı Kanun'un ek 12. maddesinde; Kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan "sağlık personeli" ile "yardımcı sağlık personeline" karşı görevleri sebebiyle işlenen ve anılan maddede sayılan suçlar yönünden uygulanabileceğinin belirtilmesi, ilgili mevzuat ve Sağlık Meslek Mensupları İle Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik (madde ek-2) uyarınca tıbbi sekreterlerin sağlık hizmetlerinde çalışan "diğer meslek mensupları" arasında sayılması karşısında, şartları oluşmadığı halde 3359 sayılı Kanun'un ek 12. maddesinin uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Denizli 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/9655, K. 2026/12313, T. 30.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2024-9655-e-2026-12313-k-e79c8a881c1a