Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/8492 E. 2026/9586 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/8492
- Karar No
- 2026/9586
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1095 E. 2024/864 K. SUÇLAR : Cumhurbaşkanına hakaret, hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret ve hakaret suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan ... vekilinin temyiz istemi; yargılamaya konu whatsapp isimli sosyal haberleşme uygulaması üzerinden hikaye kısmından paylaşılan içeriğin sanığa ait GSM hattı üzerinden paylaşıldığına, cezalandırılmasına hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olacağına, sözlerin hakaret suçunu oluşturduğuna, ifade özgürlüğü, eleştiri hakkı kapsamında olmadığına ve hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.
2. Katılan ... vekilinin temyiz istemi; sanığın beyanında whatsapp uygulamasının bağlı olduğu GSM hattının kendisine ait olduğunu belirttiğine, alenen hakaret ettiğinin yapılan incelemeler neticesinde sabit olduğuna, sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında olmadığına ve hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere ve incelenen dava dosyası içeriğine göre, kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanığın savunmasında ihbar edenin eklediği whatsapp hikaye mesajını kendisinin atmadığını belirtmesi, bu mesajların sadece ihbar eden tarafından evraka eklenmesi, mesajların sanık tarafından paylaşıldığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken, aynı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince karar verilmesi" dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-c maddesi gereği hüküm fıkrasından "sanığın üzerine atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine" ibaresi çıkarılıp yerine "sanığın atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.