Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/8431 E. 2026/10906 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/8431
- Karar No
- 2026/10906
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/594 E., 2024/857 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme, hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ile kamu malına zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Sanık hakkında hakaret suçundan verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteğinin; psikolojisinin bozuk olduğu bir dönemde alkolün vermiş olduğu etkiyle eylemleri gerçekleştirdiğine, pişman olduğuna bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir.
III. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, bozma sebebi dışındaki temyiz sebebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak; 1. Cumhurbaşkanına hakaret ile hakaret suçunun işlenmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 2 99... . maddelerinin ihlal edilmesine karşın, eylemin tek olması nedeniyle, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2021/4 Esas, 2022/512 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, aynı Kanun'un 44. maddesi gereğince daha ağır hüküm içeren aynı Kanun'un 299. maddesi uyarınca hüküm kurulmasının gerekmesi ve sanığın daha ağır hüküm içeren Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan cezalandırılması gerektiği anlaşılmakla, dosya kapsamından sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan açılan davada Trabzon 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15.10.2024 tarih, 2024/1666 E., 2025/120 sayılı Kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği ve hükme yönelik istinaf yoluna başvurulması sonucunda ise 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi gereğince değerlendirilmesi gerektiğinden bozma kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, bahse konu dava dosyasının akıbeti araştırılarak mümkün olması halinde birleştirilmesi, aksi halde usulüne uygun şekilde dava dosyasının incelenmesi ve tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek, sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm verilmesi, 2.Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 Esas, 2013/297 karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın Kanunun 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın polis memurlarına yönelik hakarette bulunduktan sonra diğer katılan ...'ya da hakarette bulunması biçimindeki eyleminin tek bir fiil ile hakaret suçunu oluşturduğu ve hakaret suçundan bir kez mahkumiyetine karar verilerek cezasından 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden, ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmesi, Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Kamu Malına Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.