Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/7009 E. 2026/8140 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2024/7009
Karar No
2026/8140
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/722 E. 2024/898 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; suçun unsurlarının oluşmadığına, suçu işlemediğine, eylemin şüphede kaldığına, kararın bozulmasına yöneliktir. III. GEREKÇE 1. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayıldığı ve bozma kararına karşı ilk derece mahkemesinin direnme hakkının bulunmadığı, bu kapsamda Bölge adliye mahkemelerinin Kanunda sınırlı nedenlere münhasır kılınmış bozma yetkisinin, bu sınırın dışına çıkılarak kullanıldığı durumlarda İlk derece mahkemesinin yapacağı işlemlerin görevsiz mahkeme tarafından gerçekleştirilmiş kabul edileceği ve aynı Kanun'un 7. maddesi uyarınca yapılan işlemlerin hükümsüz olacağı belirlenmiştir. Bu açıklamalar ışığında; sanık hakkında atılı suçtan yapılan yargılama sonucunda Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince Kanunda sınırlı olarak sayılan haller arasında düzenlenmeyen bir sebepten dolayı bozma kararı verildiği, bu kapsamda Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin anılan bozma kararı ve bozma sonrası verilen hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılıp taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, 2.Kabule göre de; 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanabilmesi için sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi gerektiği, incelemeye konu dosyada sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraz edilmeksizin kesinleştiği ve denetim süresinin bu tarih itibariyle başladığı ancak ihbara konu suçun hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla; sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının sair yönleri incelenmeksizin 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/7009, K. 2026/8140, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2024-7009-e-2026-8140-k-4ba96250f8f3