Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/5254 E. 2026/7381 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5254
- Karar No
- 2026/7381
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1131 E., 2024/100 K. SUÇ: Hakaret HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde Sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık müdafiinin temyiz isteği; müvekkilinin atılı suçu işlemediğine, atılı suçun yasa unsurlarının oluşmadığına, paylaşımlarının katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte olmadığına, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir. 2.Sanığın temyiz isteği; sözlerinin hakaret amacıyla söylenmediğine, katılan hakkında yürütülen adli ve idari soruşturmaların olduğuna, İçişleri Bakanlığı tarafından katılan hakkında soruşturma yürütüldüğüne, bu nedenle beraatine karar verilmesi gerektiğine hükmün bozulması talebine yöneliktir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir. Ancak, Anayasa'mızın 39. maddesinde temel hak ve hürriyetler arasında düzenlenen "Kamu görev ve hizmetinde bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılan isnatlardan dolayı açılan hakaret davalarında, sanık, isnadın doğruluğunu ispat hakkına sahiptir. Bunun dışındaki hallerde ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı olmasına bağlıdır." hükmü ile 5237 sayılı Kanun'un isnadın ispatı başlıklı 127. maddesinde yer alan, “(1)İsnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispat edilmiş olması halinde kişiye ceza verilmez. Bu suç nedeniyle hakaret edilen hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı verilmesi halinde, isnat ispatlanmış sayılır. Bunun dışındaki hallerde isnadın ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı olmasına bağlıdır. (2) İspat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi halinde, cezaya hükmedilir” şeklindeki düzenleme karşısında; Somut olayda, sanığın aşamalardaki savunmalarında, Köy muhtarı olan katılan hakkında paylaşıma konu hususlarla ilgili olarak adli ve idari soruşturmaların bulunduğu ve İçişleri Bakanlığınca soruşturma yürütülmekte olduğunu beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, Anayasa'mızın 39. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 127. maddesi uyarınca isnadın ispatı açısından, katılan hakkında adli veya idari bir işlem olup olmadığı, suç ihbarına bağlı ya da resen bir soruşturma yapılıp yapılmadığının araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ile müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,¸ Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.