Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/4757 E. 2025/7257 K. – Görevi Yaptırmama
Konu: Görevi Yaptırmamak İçin Direnme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4757
- Karar No
- 2025/7257
- Karar Tarihi
- Konu
- Görevi Yaptırmamak İçin Direnme
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3239 E. 2024/928 K. SUÇ : Görevi Yaptırmamak İçin Direnme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince hükümlerin ayrı ayrı kaldırılmasına ve sanıkların görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265/1,3,4, 43/1, 62/1, 53 ve 58. maddeleri gereğince ayrı ayrı 1 yıl 13 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyizinin; dosya kapsamında diğer sanıkların savunmaları, şikayetçilerin ve tanıkların beyanlarının hiçbirinde sanık ... ile ilgili bir anlatım bulunmadığı, aracı diğer sanık ...'un kullandığının sabit olduğu, sanığın hiçbir direnme eylemi olmadığı halde mahkumiyet kararı verildiği, sanığın iştirak halinde olduğuna dair gerekçede anlatımın bulunmadığı, hükmün usul ve Yasa'ya aykırı olduğu, kesin ve açık bir ispata dayanmayan hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir. Sanık ...'nın temyizinin; masum olduğu, üzerine atılı suçu işlemediği halde mahkumiyet kararı verildiği, Mahkemece dinlenilen tanıklar ve şikayetçilerin kendisiyle ilgili beyanları olmadığı, bu nedenle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir. Sanık ... müdafiinin temyizinin; hükmün usul ve Yasa'ya aykırı olduğu, şikayetçilerinin anlatımları dışında hiçbir delil bulunmadığı, bu beyanlar arasında da çelişkiler olduğu, sanığın arabada otururken ani gelişen, müdahale edemediği ve engellemeye çalıştığı bir olay nedeniyle cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu, Sanık ...'nın temyizinin; üzerine atılı suçu işlemediği, verilen cezanın hayatın olağan akışına ve hukuka aykırı olduğu, bu nedenle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir. Sanık ...'nın temyizinin; verilen cezanın haksız olduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararının yerinde olduğu, Bölge adliye mahkemesince verilen hükmün temyizen incelenerek bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir. III. GEREKÇE Sanıklara yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.04.2025 tarihinde karar verildi.