Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/3461 E. 2026/4330 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3461
- Karar No
- 2026/4330
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3329 E., 2023/3335 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Tebliğname'de; katılanın sanığa telefon konuşması sırasında hakaret ettiğinin iddia edilmesi karşısında 5237 sayılı Kanun'un 129/3. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi gerekçesiyle hükmün bozulması yönünde görüş belirtilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığa verilen cezanın ertelenmesine karşın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğuna, karşılıklı hakaret ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, katılan ile tanıkların birlikte çalışmaları sebebiyle tarafsız olamayacaklarına yöneliktir. Katılan vekilinin temyiz istemi, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığına, takdiri indirim uygulanmasına ilişkin yeterli gerekçe bulunmadığına ve temel cezanın üst sınırdan tayin edilmesi gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE Sanığın, olay sırasında katılanın kendisine hakaret ettiğini polis memurlarının da duyduğunu beyan etmesine karşın tanık polis memurları M. A. ve İ. A.'nın katılanın sanığa hakaret etmediğini belirtmeleri karşısında Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin katılandan kaynaklanan bir haksız hareket bulunmadığına yönelik takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmeyerek Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir. Adli sicil kaydına göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olan sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesi uyarınca bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği anlaşılmış, arama-elkoyma tutanağı, tanıkların anlatımları ve tüm dosya kapsamı doğrultusunda sanığın atılı suçu işlediğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına, verilen cezanın ertelenmesine, takdiri indirimin uygulanmasına ve temel cezanın alt sınırdan tayin edilmesine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmakla temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde karar verildi.