Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/2348 E. 2026/3536 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2348
- Karar No
- 2026/3536
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1243 E., 2023/2651 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararına yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığından beraatine karar verilmesine ilişkindir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, kamera görüntülerinde hakaret eylemine ilişkin tespit yapılamaması, beyaz kod tutanağında hasta yakını olan şahsın mağdura hakaret ettiğinin belirtilmesi, kovuşturma aşamasında ise mağdurun olay günü hasta olan sanığın iddianameye konu sözleri söylediğini beyan etmesi karşısında, beyaz kod tutanağı ile mağdurun aşama beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi, soruşturma aşamasında bilgi sahibi olarak beyanı alınan ... ile beyaz kod tutanağında imzası bulunan kişiler tespit edilip dinlenildikten sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Kabule göre; a) 5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun'un 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3. maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekirken, mükerrir olmayan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden ve sanığın hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile cezalandırılmasının hangi sebeple somut olayın koşullarında zorlayıcı bir ihtiyaçtan kaynaklandığı açıklanmadan, orantılılık ilkesine aykırı olarak hapis cezasının tercih edilmesi, b) 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 12. maddesinde kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle işlenen 5237 sayılı Kanun'un 125. maddesi uyarınca verilecek cezada artırım yapılacağının düzenlendiği, 224 sayılı Sağlık Hizmetlerinin Sosyalleştirilmesi Hakkında Kanun'un 2. maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarında ise "Sağlık personeli, sağlık hizmetlerinde maaş, ücret, yevmiye ve mukavele ile istihdam edilen ve bu sahada mesleki eğitim görerek yetişmiş olanlardır. Bu hizmet sahasında çalışan ve yüksek eğitim yapmamış olanlar yardımcı sağlık personelidir." tanımlarına yer verildiği; bu kapsamda hastanede temizlik görevlisi olarak çalışan mağdurun ne suretle sağlık personeli veya yardımcı sağlık personeli olarak vasıflandırıldığı açıklanmadan 3359 sayılı Kanun'un ek 12. maddesi uyarınca artırım yapılması, c) 3359 sayılı Kanunun ek 12. maddesinin 1-b fıkrası gereği hapis cezasının ertelenemeyeceği ancak anılan maddede hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair bir düzenleme bulunmadığı gözetilerek, olay nedeniyle somut (maddi) bir zarar oluşmayan ve adli sicil kaydı bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, "Sanığın eylemi sağlık çalışanına karşı işlediğinden 3359 sayılı yasaya göre sanık hakkında CMK.231/5 ve müteakip maddelerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına" şeklindeki yetersiz ve yasal olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi, d) Mağdurun sanıktan şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında, Bakanlık vekilinin mağdur adına suçtan zarar gören sıfatı ve davaya katılma hakkı olmadığı gözetilmeden Sağlık Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.02.2026 tarihinde karar verildi.