Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/7518 E. 2025/14100 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2023/7518
Karar No
2025/14100
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2020/3549 E., 2022/2194 K. SUÇLAR: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, görevi yaptırmamak için direnme suçundan temyiz isteminin vekalet ücretine yönelik olduğu tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararlarına yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince hakaret suçu yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, görevi yaptırmamak için direnme suçunda ise hükmün kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; bekçilerin kimlik sorma yetkisinin olmadığına, suç vasfında hata yapıldığına, eksik incelemeyle hüküm kurulduğuna, sanığın eylemlerinin meşru savunma veya haksız tahrik kapsamında değerlendirilmesine, suçun unsularının oluşmadığına, duruşmalı yapılan ve beraat kararı verilen görevi yaptırmamak için direnme suçunda vekalet ücretine hükmedilmediğine bu ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına ilişkindir.

III. GEREKÇE A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Sanık hakkında, yargılandığı aynı davada hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiş olması karşısında, sanık müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen beraat kararı nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka uygun bulunmuştur.

B. Hakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak; 5237 sayılı Kanun'un 125/3.a maddesinde düzenlenen hakaret suçunda mağdur kamu görevlisi olup kamu görevlisinin, anılan Kanun'un 6/1.c maddesinde “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” olarak tanımlanması, dolayısıyla her olayda, mağdurun kamu görevlisi olup olmadığının anılan maddedeki tanım çerçevesinde belirlenmesi, ayrıca hakaretin yerine getirilen kamu görevi nedeniyle yapılması, kamu görevi ile hakaret eylemi arasında nedensellik bağının bulunması gerekir. Bu kapsamda, bekçi olarak görev yapan katılanlar ve şikayetçinin sanıktan kimlik sorması üzerine çıkan tartışmada, sanığın katılanlar ve şikayetçiye hakaret ettiğinin kabul edilmesi, 18.06.2020 tarih ve 31159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7245 sayılı Kanun uyarınca çarşı ve mahalle bekçilerine durdurma, kimlik sorma ve benzer yetkilerin tanınması, incelemeye konu suç tarihinde çarşı ve mahalle bekçilerinin kimlik sorma yetkilerinin bulunmaması karşısında, sanığın suça konu eyleminin kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu değil, 5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesinde düzenlenen ve uzlaşma kapsamında bulunan hakaret suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve vekalet ücreti yönünden sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/7518, K. 2025/14100, T. 23.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2023-7518-e-2025-14100-k-ce108574e614