Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/4995 E. 2025/14447 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4995
- Karar No
- 2025/14447
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/1199 E., 2022/1187 K. SUÇLAR: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma, ret
Yapılan ön inceleme neticesinde; görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. Hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, atılı suçları işlemediğine, kendisine iftira atıldığına, cezasının kaldırılması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE Hakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, atılı suçu işlediği anlaşılan sanığın bu yöndeki temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiş, sanık hakkında adli sicil kaydında yer alan en ağır cezayı içeren ilam yerine, daha az cezayı öngören ilam tekerrüre esas alınmış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak; 1.5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, sanığın eylemini gerçekleştiği "ceza infaz kurumu ring aracında" aleniyet ögesinin ne şekilde oluştuğu kararda tartışılmadan, ilgili kanun maddesi uyarınca sanığın cezasında artırım yapılması, 2.Hüküm kurulurken mağdur sayısı da dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
IV. KARAR A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Edremit 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2025 tarihinde karar verildi.