Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/5053 E. 2025/14450 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5053
- Karar No
- 2025/14450
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2019/3585 E., 2022/16 K. SUÇLAR: Hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, ret
Yapılan ön inceleme neticesinde; trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. Hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiilerinin başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiilerinin temyiz istemi, eksik incelemeyle karar verildiğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, karşılıklı hakaret nedeniyle sanığa ceza verilmemesi gerektiğine, tanık beyanlarına neden itibar edilmediğinin kararda gerekçelendirilmediğine yöneliktir.
III. GEREKÇE Hakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığın bu suçtan cezalandırılması yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, delillerin toplanmış olması, tanık beyanına neden itibar edilmediğinin kararda gösterilmesi ve karşılıklı hakaretin olayda söz konusu olmaması nedeniyle temyiz istemine itibar edilmemiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Hüküm kurulurken mağdur sayısı da dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak artırım yapılması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı, Anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR A. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesinde yer verilen "… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında sanık müdafiilerinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair yönlerden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2025 tarihinde karar verildi.