Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/3855 E. 2025/10359 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3855
- Karar No
- 2025/10359
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/170 E., 2022/1247 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın atılı suçu işlemediğine, soru cümlesi niteliğinde olan davaya konu sözlerin hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığına ve şüpheden sanığın yararlanacağına yöneliktir. III. GEREKÇE Davaya konu sözlerin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek somut bir olgu isnadı niteliğinde olduğu ve bu suretle hakaret suçunun unsurlarını oluşturduğu anlaşılmış, katılan beyanları ve tanık anlatımları doğrultusunda sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmeyerek temyiz sebeplerinin reddi gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış, Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma öncesinde 7080 TL adli para cezasına hükmedilmesi, verilen hükmün yalnızca sanık müdafii tarafından istinaf edilip Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince bozulmasına karşın; cezayı aleyhe değiştirme yasağı gözetilmeden, 8500 TL adli para cezasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesine muhalefet edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi gereği, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına "8500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinden sonra gelmek üzere "ancak, 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağı nedeniyle hükmolunan adli para cezanın 7080 TL üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Kocaeli 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2025 tarihinde karar verildi.