Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/16693 E. 2024/480 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2023/16693
Karar No
2024/480
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2014/530 E., 2014/697 K. SUÇLAR : Tehdit, hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Kararın kaldırılması, düşme İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dairemizce verilen 08.03.2016 tarihli ve 2016/294 Esas, 2016/4395 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.12.2023 tarihli ve KD-2023/125986 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 13.02.2009 tarih, 2007/87 Esas ve 2009/12 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine göre, tebligatın bilinen en son adrese yapılması gerektiği, tebligat yapılamaması halinde, adrese daha önce tebligat yapılmamış ise aynı Kanun'un 21 inci, daha önce tebligat yapılmış ise 35 inci maddelerine göre tebligat yapılması gerektiği, keza cezaevinde bulunanlara da tebligatın 7201 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası da gözetilerek yapılması zorunlu olup, somut olayda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesinin 03.02.2009 tarih, 2007/87 Esas ve 2009/12 Karar sayılı kararının daha önce geçerli tebligat yapılmayan adresinde 7201 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca tebliği usulsüz olup, Ulusal Yargı Ağı Projesi ortamında yapılan incelemeye göre bu kararın tebliğ edildiği 29.05.2009 tarihinde suça sürüklenen çocuğun Ümraniye E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğunun anlaşılması nedeniyle de anılan kanuni düzenlemelere uyulmadan yapılan bu tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın yöntemince kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.10.2018 tarih, 2017/8-952 Esas ve 2018/403 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşulları bulunmadığından, Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesince verilen 17.07.2014 tarih, 2014/530 Esas ve 2014/697 Karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 26.09.2007 tarihli suça sürüklenen çocuğun savunması olduğu ve bu tarihten itibaren olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının düşmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanabilmesi için usulüne uygun olarak kesinleşmiş bir kararın bulunmasının gerektiği, suça sürüklenen çocuk hakkında Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesi'nin 03.02.2009 tarihli, 2007/87 Esas ve 2009/12 Kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuğa tebliğ edildiği 29.05.2009 tarihinde Ümraniye E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğunun anlaşılması karşısında, 7201 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince tebligatın ceza infaz kurumunda yapılması gerektiği gözetilmeden 7201 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olması sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulünce kesinleşmediğinin ve denetim süresinin başlamadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, 2018/403 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen 17.07.2014 tarihli ve 2014/530 Esas, 2014/697 Karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, suça sürüklenen çocuğun savunması olduğu anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun 26.09.2007 tarihli savunmasına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemizin 08.03.2016 tarihli ve 2016/294 Esas, 2016/4395 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/16693, K. 2024/480, T. 16.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2023-16693-e-2024-480-k-73db3014461b