Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/1372 E. 2025/10792 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1372
Karar No
2025/10792
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/13 E. 2022/1273 K SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyizinin; hükmün usul ve Yasa'ya aykırı olduğu, olayda hakaret eyleminin karşılıklı olduğu, sanığın samimi beyanına itibar edilmesi ve psikolojik hastalığının dikkate alınması gerektiği, bu nedenlerle ve resen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir. Ancak, 1. Mağdur ... A.'nın "...Bu esnada ben aile hekimliğinin içerisindeydim. Çocuk dışarıdaydı. Bana hitaben hakaretler etmiş. Ben bağırdığını duydum ancak ne dediğini anlamadım..." şeklindeki beyanı karşısında, mağdurun gıyabında gerçekleştiği anlaşılan olayda, 5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesi kapsamında "mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi" unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesi, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Bir no'lu bozmaya uyulması halinde, 5237 sayılı Kanun'un 125/3-(a)maddesinde düzenlenen hakaret suçunda mağdur kamu görevlisi olup, kamu görevlisinin, 5237 sayılı Kanun'un 6/1-(c) maddesinde “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” olarak tanımlanması nedeniyle her olayda, mağdurun kamu görevlisi olup olmadığının, anılan Kanun maddesi çerçevesinde belirlenmesi gerektiği, ayrıca hakaretin yerine getirilen kamu görevi nedeniyle yapılması, kamu görevi ile hakaret eylemi arasında nedensellik bağının bulunması gerekir. İncelemeye konu olayda, şikayetçi Sabık K.'nın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nda kendisine ait aracıyla şoför olarak taşımacılık ve servis işi yaptığının belirtilmesi, dosya kapsamından şikayetçinin hizmet alım sözleşmesi kapsamında yüklenici firmaya bağlı olarak çalıştığının anlaşılması karşısında, şikayetçinin, 5237 sayılı Kanun'un 6/1-(c) maddesi kapsamında, ne şekilde kamu görevlisi olarak kabul edildiği yasal dayanakları da gösterilerek açıklanmadan, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/3-(a) maddesi uyarınca hüküm kurulması, Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/1372, K. 2025/10792, T. 04.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2023-1372-e-2025-10792-k-ad54f730f4ad