Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/1111 E. 2025/9560 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1111
- Karar No
- 2025/9560
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1898 E., 2022/185 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜMLER :Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında hakaret suçundan verilen hüküm ile görevi yaptırmamak için direnme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından verilen ek kararın temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükmü ve ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanığın temyiz istemi özetle; eksik inceleme yapıldığına, savunma ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2.Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; gerekçenin yetersiz olduğuna, zincirleme suç hükümlerinin ne şekilde oluştuğunun açıklanmadığına, atılı sözlerin görevi yaptırmamak için direnme suçunun tehdit unsurunu oluşturduğuna, ayrıca hakaret suçundan hüküm kurulmaması gerektiğine, Yöneliktir.
III. GEREKÇE Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; "mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanığın, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi'' dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR A.Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Trafik güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçlarından Verilen Ek Karar Yönünden Görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları" ile trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden 286/2-d maddesinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve Kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenlemeler ile aynı Kanun'un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; "... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder." şeklindeki hüküm dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin ek kararı yerinde olduğundan, 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle, sanığın TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B.Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ile Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesinin birinci fıkrası gereği, hak yoksunluklarına ilişkin hüküm fıkrası çıkarılarak yerine “5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinde belirtilen ve aynı maddenin üçüncü fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle HÜKMÜN, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Reyhanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.05.2025 tarihinde karar verildi.