Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/9853 E. 2025/5406 K. – Cumhurbaşkanına
Konu: Cumhurbaşkanına Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9853
- Karar No
- 2025/5406
- Karar Tarihi
- Konu
- Cumhurbaşkanına Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1174 E., 2020/1550 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın, alkolün ve eşinin ailesiyle tartışmasının verdiği etkiyle amaçsızca bazı sözler sarf edip hakaret içeren herhangi bir ifade kullanmadığına, tutanağa küfür sözleri eklenmesinin ve olay yerinde birçok insan olmasına karşın sadece Jandarmanın tanıklığına başvurulmasının, işlemi yapan kolluk personelinin, vatandaştan kendilerine çıkardığı zorluk nedeniyle hesap sorma yöntemi olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık müdafiinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Cumhurbaşkanına hakaret ile Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama suçunun birlikte işlenmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 299. ve 301. maddelerinin ihlal edilmesine karşın, eylemin tek olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi gereğince daha ağır hüküm içeren 5237 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca hüküm kurulmasının gerekmesi ve dosya kapsamından sanık hakkında aynı Kanun'un 301. maddesinde düzenlenen suçtan da soruşturma yürütüldüğünün anlaşılması karşısında, bahse konu dosyanın akıbeti araştırılarak mümkün olması halinde birleştirilmesi, aksi halde usulüne uygun şekilde dava dosyasının incelenmesi ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek, fikri içtima ve mahsup hükümleri de nazara alınıp sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, aynı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.