Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/8674 E. 2022/22046 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8674
- Karar No
- 2022/22046
- Karar Tarihi
KARAR Basit tehdit ve hakaret suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1.cümle (2 kez), 43/1, 29/1, 125/1 ve 62/1. (3 kez) maddeleri gereğince 3 ay 3 gün hapis, 5 ay hapis ve 2 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 24/09/2019 tarihli ve 2018/1109 esas, 2019/813 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/05/2022 gün ve 2022/43548 sayılı istem yazısıyla dava dosyaları Daireye gönderilmekle incelendi: İstem yazısında “Sanığın üzerine atılı basit tehdit ve hakaret suçlarının uzlaştırma kapsamında bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesinde yer alan "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir ” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme; Uyuşmazlık konusunda bir karar vermeden önce, kanun yararına bozma istemine konu edilen hükümde belirlenen yeni bir hukuka aykırılık durumunun incelenmesi gerekmektedir. 5237 sayılı TCK'nın 131/1. maddesinde, “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır." hükmüne yer verildiği, Aynı Kanun'un 73. maddesinin 4. fıkrasında ise, “Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür." hükümleri düzenlenmiştir. 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrasında da, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı yada soruşturma yada kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir." hükmü yer almaktadır. İncelenen somut olayda; Mağdur ...'in 18/07/2019 tarihli duruşmada şikayetten vazgeçtiği, sanığın ise şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiği gözetilmeden TCK'nın 125/1, 62 maddeleri uyarınca sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması hukuka uygun görülmemiştir. Yargıtay incelemesi sırasında saptanan ve yukarıda belirtilen yeni hukuka aykırılık nedeni, kanun yararına bozma konusu yapılmadığından belirtilen kanun yolunun niteliği gereği resen giderilemeyecektir. CGK'nın 17/07/2007 gün ve 2007/145-172 sayılı, 27/03/2007 gün ve 2007/73-76 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere hükümdeki diğer yasaya aykırılıklar giderilmeden, uyuşmazlık konusunda karar verilmesi halinde, hukuka aykırılıkları giderme ve ülkede uygulama birliğini hukuka uygunlukla sağlama amacına hizmet için öngörülen "Kanun yararına bozma" kurumu, bünyesinde hukuka aykırılık taşıyan hükümleri onaylama sonucunu doğuracaktır. Bu nedenle kanun yararına bozma konusunun bu aşamada sonuçlandırılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1) Kanun yararına bozma istemi hakkında bu aşamada KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, 2) Hükümde saptanan yeni hukuka aykırılık nedeni açısından, kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, bu hususun değerlendirilmesinden sonra, diğer kanun yararına bozma isteminin incelenmesine, 08/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.