Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/4209 E. 2024/18066 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4209
- Karar No
- 2024/18066
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu, Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; kesin bir delil bulunmaksızın sadece katılanların ifadelerine dayanılarak mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka uygun olmadığına, katılan ...'in sanığa bağırmasının ve sanığın kardeşine copla vurmasının haksız tahrik oluşturduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık müdafiinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.5237 sayılı Kanun'un 125/3.a maddesinde düzenlenen hakaret suçunda mağdur kamu görevlisi olup kamu görevlisinin, anılan Kanun'un 6/1.c maddesinde “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” olarak tanımlanması, dolayısıyla her olayda, mağdurun kamu görevlisi olup olmadığının anılan maddedeki tanım çerçevesinde belirlenmesi, ayrıca hakaretin yerine getirilen kamu görevi nedeniyle yapılması, kamu görevi ile hakaret eylemi arasında nedensellik bağının bulunması gerekir. Bu kapsamda, katılanların sanığa kimlik sormaları üzerine çıkan tartışmada, sanığın katılanlara hakaret ettiğinin kabul edilmesi, 18.06.2020 tarih ve 31159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7245 sayılı Kanun uyarınca çarşı ve mahalle bekçilerine durdurma, kimlik sorma ve benzer yetkilerin tanınması, incelemeye konu suç tarihinde çarşı ve mahalle bekçilerinin kimlik sorma yetkilerinin bulunmaması karşısında, sanığın suça konu eyleminin kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu oluşturmayıp, kabul edilen sözün niteliği uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 125/3-c maddesi uyarınca kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle hakaret suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi, 2.Birden fazla suçtan mahkumiyeti içeren ilamdaki hangi hükmün tekerrüre esas alındığının açıkça gösterilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A.Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu ve temyiz incelemesine tabi bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Cihanbeyli Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2024 tarihinde karar verildi.