Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/15060 E. 2025/6297 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/15060
- Karar No
- 2025/6297
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1913 E. 2021/2781 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri; sanığın söz konusu paylaşımları yapmadığı, sosyal paylaşım hesabının çocukları tarafından kendisi için açıldığına, aile bireylerinin şifreyi bildiğine, suça konu paylaşımlarının eşi olan tanık Aygün M. tarafından yapıldığına, tanığın da bu hususu doğruladığına, sanığın hakim olduğu ve görevinden doğan veya görev sırasında işlenen suçlardan dolayı yargılamasının Adalet Bakanlığından izin alınarak usule göre yapılması gerektiğine, tarafsız tanık beyanlarında sanığın hesabının eşi tarafından kullanıldığını belirttiklerine, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, suçu kabul etmemekle birlikte paylaşımların eleştiri niteliğinde olup ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, suça konu paylaşımların yapıldığı hesabın aleni olmadığına, sanığın cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE Sanık ve müdafiinin bozma sebepleri dışındaki temyiz istekleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak, 1.Sanığın savunmasında; suça konu paylaşımları eşi olan tanık Aygün Mutlu'nun yaptığını belirtmesi ve tanığın da bu hususu doğrulaması karşısında; tanık Aygün Mutlu hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan suç duyurusunda bulunarak dava açılması halinde birleştirilmesi, aksi halde usulüne uygun şekilde dosyanın incelenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Kabule göre de; a. Sanığın, 25.02.2014 tarihinde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımındaki sözlerin hakaret niteliğinde olduğu, diğer paylaşımın ise şikayetçinin görevi nedeniyle gördüğü işlev de dikkate alındığında eleştiriye daha fazla katlanmak zorunda olması ve kendisine yönelik eleştirilerin sınırlarının çok daha geniş tutulması gerekliliği dikkate alındığında, muhatabının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, b.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 25.02.2014 olarak yazılması gerektiğinin gözetilmemesi, Nedenleriyle, karar hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.04.2025 tarihinde karar verildi.