Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/14311 E. 2024/16982 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2022/14311
Karar No
2024/16982
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Sanığın 11.03.2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olup kesinleşmesi nedeniyle, açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanarak sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyete dair verilen karara yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; atılı suça ilişkin zamanaşımı sürelerinin dolduğuna, dosya kapsamında bulunan CD içeriğinde ses kaydının bulunmadığına, müvekkilinin cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, söylendiği kabul edilen sözlerin hakaret suçunu oluşturmadığına, ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine, bu nedenlerle ve resen görülecek nedenlerle hükmün bozulmasına talebine yönelik olduğu belirlenmiştir. III. GEREKÇE Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.10.2012 tarih, 2012/215 Esas, 2012/1209 sayılı kararı ile sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin gerekçeli kararın sanığın aynı zamanda bilinen en son adresi olan MERNİS adresine, öncelikle 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre tebliği, mümkün olmaması durumunda aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan MERNİS adresine anılan Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yöntemince kesinleşmediğinin ve denetim süresinin başlamadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, 2018/403 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanma koşulları oluşmadığından, hükmün açıklanmasına ilişkin hukuki değerden yoksun olan mahkûmiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği dikkate alındığında, sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1. maddesi gereği öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, anılan Kanun'un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 05.06.2012 tarihinden itibaren gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının anılan Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/14311, K. 2024/16982, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2022-14311-e-2024-16982-k-e23d637d6498