Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/14079 E. 2025/95 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14079
- Karar No
- 2025/95
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/782 E., 2022/316 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca tebligatın, öncelikle muhatabın beyan ettiği en son adrese Merkezî Nüfus İdare Sistemi (MERNİS) şerhi olmadan yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek, 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre MERNİS şerhi bulunan tebligatın bu adrese yapılmasında zorunluluk bulunduğu, buna karşın yokluğunda verilen Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22.12.2016 tarihli ve 2016/564 Esas, 2016/1360 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair gerekçeli kararın, sanık ...'ın MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince yapılan tebliğinin usulsüz olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiğinden bahsedilmeyeceği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, 2018/403 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı ve denetim süresinin başlamayacağı, denetim süresi ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanma koşullarının bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımının öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımını kesen son işlemin 19.12.2013 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten karar tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2025 tarihinde karar verildi.