Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/1154 E. 2024/17275 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1154
- Karar No
- 2024/17275
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Tehdit, hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde; Tehdit suçundan verilen kararın kesin nitelikte olduğu, Hakaret suçundan kurulan hükmün ise temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli ve 2015/53 Esas, 2015/528 sayılı kararı ile sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin gerekçeli kararın sanığın aynı zamanda bilinen en son adresi olan MERNİS adresine, öncelikle 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre tebliği, mümkün olmaması durumunda aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca tebliğ yapılmaksızın, doğrudan MERNİS adresine anılan Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yöntemince kesinleşmediğinin ve denetim süresinin başlamadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, 2018/403 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanma koşulları oluşmadığından, hükmün açıklanmasına ilişkin hukuki değerden yoksun olan mahkûmiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği dikkate alındığında, sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1. maddesi gereği öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, anılan Kanun'un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 08.06.2015 tarihinden itibaren gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. II. KARAR A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesinde yer verilen, “İlk defa Bölge Adliye Mahkemesince verilen ve 272/3. maddesi kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmaması dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının anılan Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2024 tarihinde karar verildi.