Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/40361 E. 2024/12888 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/40361
- Karar No
- 2024/12888
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve karar numarası yazılı kararı ile sanığın hakaret suçundan 2 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, atılı suçu işlememesi nedeniyle mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE 1.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin gerekçeli kararın, doğrudan sanığın Merkezi Nüfus İdare Sistemi (MERNİS) adresine yapıldığı, 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesine uyarınca tebligatın, öncelikle muhatabın beyan ettiği en son adrese MERNİS şerhi olmadan yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmaması veya tebligatın yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek 7201 sayılı Kanun'un 21/2. Maddesine göre MERNİS şerhli çağrı kağıdının bu adrese yapılmasında zorunluluk bulunmasına karşın, yokluğunda verilen kararı içerir tebligatın, doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca yapılması nedeniyle tebliğ işleminin usulsüz ve bu sebeple geçersiz olduğu, kararın usulüne uygun olarak kesinleştirilmemesi nedeniyle de denetim süresinin işlemeye başlamayacağı anlaşılmakla Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, 2018/403 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, sanığın bu süre içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden söz edilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği anlaşılmıştır. 2.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 125/1 ve 4. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 3.5237 sayılı Kanun'un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 05.09.2013 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2024 tarihinde karar verildi.