Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/38868 E. 2024/14455 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/38868
- Karar No
- 2024/14455
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Tehdit ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Hakaret suçundan verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince iki kez verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince hükümler kaldırılarak yeniden iki kez mahkumiyet hükmü kurulmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi özetle; eksik incelemeyle, olayın ağır haksız tahrik altında gerçekleştiği dikkate alınmaksızın ve istinaf dilekçesinde belirtilen bozma sebepleri gözetilmeksizin karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna yöneliktir. III. GEREKÇE Sanığın belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 Esas, 2013/297 Karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın Kanun'un 43/1. maddesine göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın ilk önce görevli doktora, devamında da özel güvenlik görevlisine yönelik söylediği hakaret sözlerinin, aynı olay bütünlüğü içerisinde, kısa zaman aralıkları ile söylendiğinin anlaşılması karşısında, sanığın hakaret eylemlerinin hukuken bir bütün halinde tek bir hakaret fiilini oluşturduğu anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/3., 43/2. maddelerinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde ayrı ayrı mahkûmiyet kararları verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Tehdit ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer alan "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçların aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, aynı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2024 tarihinde karar verildi.