Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/38116 E. 2024/15272 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/38116
- Karar No
- 2024/15272
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, esastan ret Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu, Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince, görevi yaptırmamak için direnme suçundan istinaf başvurusunun esastan reddine, hakaret suçundan ise hükmün kaldırılmasına ve ceza miktarının indirilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın üzerine atılı suçların oluşmadığına, hakaret suçunun birden fazla kişiye karşı işlenmediğine, sanığın beraatine karar verilmesi aksi kanaatte ise haksız tahrik ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine bu ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE Hakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden 1-Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 Esas, 2013/297 Karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın kanunun 43/1. maddesine göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın yürütülen bir soruşturma nedeniyle yakalanması amacıyla evine giren polis memuru katılanlar ... Ö., ... Ç., ... K. ve şikayetçiler ... K. ve ... U'ya sinkaflı sözlerle hakaret ettiği, ekip aracına alındığında hakaretlerine devam ettiği, sanığın ev içerisindeki eylemi için Kadınhanı Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/55 Esas 2018/147 Karar sayılı dosyasında ayrı bir davanın açılması, araç içerisindeki eylemleri nedeniyle ise temyiz incelemesine konu dosyada yargılama yapıldığının anlaşılması ve aynı olayın devamı kapsamında aynı yer ve zaman dilimi içerisinde gerçekleştirilen hakaret suçunun, hukuken tek bir fiille gerçekleştirilmesi karşısında; bahse konu yargılamanın akıbeti araştırılarak mümkün olması halinde davaların birleştirilmesi, aksi halde usulüne uygun şekilde dava dosyasının incelenmesi ve tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek, hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesi uyarınca tek ceza verilip, bu cezanın aynı Kanun'un 43. maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Kabule göre; a)5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi ve sanığın hakaret eylemini ekip aracı içerisinde gerçekleştirdiğinin kabulü karşısında, aleniyet unsurunun ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanması, b) Sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydındaki ilamın verildiği tarih itibari ile kesin nitelikte adli para cezası olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ve başkaca tekerrüre esas sabıkası da bulunmadığından 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi ve mükerrir olmayan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden ve sanığın hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile cezalandırılmasının hangi sebeple somut olayın koşullarında zorlayıcı bir ihtiyaçtan kaynaklandığı açıklanmadan orantılılık ilkesine aykırı şekilde hapis cezasının tercih edilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A.Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-(a) maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Hakaret Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-(b) maddesi uyarınca takdiren Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, TEVDİİNE, 26.11.2024 tarihinde karar verildi.