Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/36738 E. 2024/11279 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/36738
- Karar No
- 2024/11279
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2790 E. 2020/37 K. SUÇLAR : Hakaret, tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz isteminin esastan reddi, onama Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Tehdit suçundan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. Hakaret suçundan verilen hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünün sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; mağdurun sanığa yönelik aşağılayıcı tavrı nedeniyle kendisinin de hatırlamadığı sözler sarf ettiğine, kolluk tutanağının sanığa duruşmada okunmadığına, tutanak tanıklarının dinlenmediğine, tanık beyanlarına yönelik beyanının alınmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına yöneliktir. III. GEREKÇE Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık müdafiinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin söz konusu olabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında olup somut olayda, hakaret eyleminin acil servis travma bölümünde gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında; aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-d maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve Kanun'da üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçla ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının" temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2024 tarihinde karar verildi.