Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/33480 E. 2024/6814 K. – İmar Kirliliğine
Konu: İmar Kirliliğine Neden Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/33480
- Karar No
- 2024/6814
- Karar Tarihi
- Konu
- İmar Kirliliğine Neden Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/63 E., 2019/1864 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında; imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesine karar verilmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmün bozulması gerektiğine, yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İddia, sanığın savunması, keşif neticesi alınan bilirkişi raporu ve dosyada taşınmaza ait fotoğraflar hep birlikte değerlendirildiğinde; sanığın davaya konu taşınmaz üzerinde imar kirliliğine neden olacak şekilde suça konu kapalı alan ilavelerinin ruhsatsız ve kaçak yapılmış olduğu, dava konusu inşaat imalatının 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 5 inci maddesine göre bina kapsamında kaldığı, suç teşkil ettiği, sanığın beyanlarından ve uydu fotoğraflarından da görüleceği üzere 2016 tarihinden sonra yaptığı, sanığın samimi beyanlarından da görüleceği üzere olaya konu kapalı alanları kendisinin yaptığı ve dosya içerisindeki fotoğraflardan da görüleceği üzere sanığın kapalı alan oluşturarak imar kirliliğine neden olduğu, İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Her ne kadar ilk Derece Mahkemesince imar kirliliğine neden olma suçundan sanığın mahkûmiyetine karar verilmişse de; karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'la eklenen 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16 ncı maddesi uyarınca suça konu ruhsatsız yapının yapı kayıt belgesi ile kayıt altına alındığı bu durumun 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası kapsamında değerlendirilerek sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine, yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına, karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Katılan Vekilinin Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden Yapılan İncelemede, Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, Olay ve Olgular başlıklı bölümün (B) bendinde belirtilen hususlar karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine, kararı verilmesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede, Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.