Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/20168 E. 2024/473 K.
Konu: Hayasızca Hareketler
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20168
- Karar No
- 2024/473
- Karar Tarihi
- Konu
- Hayasızca Hareketler
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/789 E., 2016/117 K. SUÇ : Hayasızca hareketler HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10 uncu maddesi uyarınca, tebligatın bilinen en son adrese yapılması gerektiği gözetilmeden, sanık ...'in duruşmada bildirdiği en son adresinden farklı olan Merkezî Nüfus İdare Sistemi adresine yapılan tebligatların usulsüz olduğu anlaşıldığından öğrenme üzerine yapılan temyizin süresinde olduğu belirlenmiştir. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanıkların hayasızca hareketler suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 225 inci, 62 nci ve 50 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, Karar verilmiştir. 2.Tebliğname temyiz isteminin reddi ve onama yönünde görüş bildirmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'in temyiz isteği; suç işleme kastının olmadığına, cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık ...'in temyiz isteği; suçlamaları kabul etmediğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanıkların saat 22:30 sıralarında boş arazide cinsel ilişkiye girdikleri esnada kontrol yapan polis memurlarınca yakalandıkları Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Hayasızca hareketlerin cezalandırıldığı bu suç tanımında, "alenen cinsel ilişkide bulunmak" ve "teşhircilik" ifadeleri kullanılmıştır. Madde metninde geçen cinsel ilişki cinsel arzuların tatmini amacına yönelik her türlü davranışı ifade etmektedir. Teşhirciliğin konusu, kişinin cinsel organlarından ibaret değildir, vücut bölgelerinin, madde metniyle korunması amaçlanan hukuki değeri ihlal niteliğindeki teşhiri, bu suçun oluşmasına neden olacaktır. Suçun oluşması için cinsel ilişkide bulunmak veya teşhircilik yapmak yeterli değildir, bu iki hareketlerin dışardan görülebilir şekilde yapılması gerekir. Yapılan hareketin görülüp görülmemesi önemli olmayıp, bunun olanaklı bulunması yeterlidir. Somut olayda herhangi bir ihbar olmadan polislerin devriye gezerken yaptıkları kontrol sırasında olayı tespit etmeleri karşısında, olayın mahallini aydınlatabilecek durumda sokak lambaları ya da başkaca ışık kaynağının bulunup bulunmadığı, sanıkların cinsel ilişkiye girdikleri iddia olunan yerin, yukarıda belirtilen ilkeler de dikkate alınıp, dışardan görülebilir olup olmadığı tartışılıp kesin biçimde belirlendikten sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Kabule göre de; hükümden sonra 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlenmesi nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.