Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/16110 E. 2023/21805 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16110
Karar No
2023/21805
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/199 E., 2015/453 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 7.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanığın temyiz isteğinin; herhangi bir gerekçe içermeyen süre tutum dilekçesiyle kararı temyiz ettiğine yönelik olduğu belirlenmiştir. 2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin; sanık tarafından eylemin sokak üzerinde gerçekleşmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın, hakkında hatalı park nedeniyle idari işlem hazırlığı yapan görevli polis memurlarına hakaret ettiği iddia olunmuştur. IV. GEREKÇE 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı kanunun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 07.09.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/16110, K. 2023/21805, T. 02.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-16110-e-2023-21805-k-8e532455ca3a