Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/9553 E. 2013/17817 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2013/9553
Karar No
2013/17817
Karar Tarihi

Silâhla tehdit, eşe ve çocuğa karşı kasten yaralama suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-a, 43/2, 86/2-3-e, 29, 62, 52/2 maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve iki kez 2.240 Türk lirası adlî para cezaları İle cezalandırılmasına, silâhla tehdit suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 231. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin, (DENİZLİ) 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2012 tarihli ve 2012/934 esas, 2012/1158 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/02/2013 gün ve 22917 sayılı istem yazısıyla, Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi. İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesince verilen kararda, sanık ...'ın 04/04/2012 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle işlemiş olduğu silâhla tehdit suçu nedeniyle hükmedilen 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasının, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca, sanığın sabıkasız geçmişi, kişilik özellikleri ile yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemeye kanaat gelmesi nedeniyle açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği hâlde; Aynı hükmün 2 ve 3. bendinde 04/04/2012 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle sanığın işlemiş olduğu eşe ve çocuğa yönelik kasten yaralama eylemleri nedeniyle sanığın iki kez 2.240 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair kurulan hükmün Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeyerek çelişki meydana getirilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA I-Olay: Silâhla tehdit, eşe ve çocuğa karşı kasten yaralama suçlarından sanık ... hakkında açılan kamu davasında, Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2012 tarihli kararı ile, silahla tehdit suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis, yaralama suçlarından ise iki kez 2.240,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, silahla tehdit suçundan kurulan hükmün sabıkasız oluşu ve bir daha suç işlemeyeceği kanaati ile açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, yüze kaşı verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, infaz aşamasında yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden, kısa karar ile gerekçeli karar arasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda ortaya çıkan çelişkinin giderilmesi için, Kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı: Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun objektif şartlarının oluşmasına karşın, yaralama suçları yönünden kararda tartışılmamasına yönelik hukuka aykırılığa ilişkindir. III- Hukuksal Değerlendirme: 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle, - Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması, - Suçun CMK’nın 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması, - Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, - Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi, ./.. -2- - Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Anılan bu objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/02/2010 tarih ve 4/253-28 sayılı kararında da belirtildiği üzere, “sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CYY’nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. Koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, objektif koşulların (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama, sanığın kabulü, zararın giderilmesi) varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanmalıdır. “ İnceleme konusu somut olayda; adli sicil kaydı bulunmayan sanık ... hakkında, silahla tehdit suçundan verilen hapis cezasına ilişkin hükmün sabıkasız oluşu ve bir daha suç işlemeyeceği kanaati ile açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği halde, basit yaralama suçlarından verilen adli para cezaları ile ilgili olarak, hükmün esasını oluşturan kısa kararda CMK’nın 231. maddesinin tartışılmadığı, gerekçeli kararda ise suç adı belirtilmeksizin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilerek çelişki oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle sanık hakkında şikayetçi olmayan ve herhangi bir zarar talepleri bulunmayan mağdurlara yönelik yaralama suçları yönünden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun objektif şartlarının oluşması karşısında, mahkemece subjektif koşul da değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bu suçlar yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun tartışılmaması ve kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulması hukuka aykırıdır. IV- Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, 1- Eşe ve çocuğa karşı kasten yaralama suçlarından sanık ... hakkında, (DENİZLİ) 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2012 tarihli ve 2012/934 esas, 2012/1158 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2-Aynı yasa maddesinin 4-b fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2013/9553, K. 2013/17817, T. 06.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2013-9553-e-2013-17817-k-d3326996d278