Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/2204 E. 2013/8147 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2013/2204
Karar No
2013/8147
Karar Tarihi

Hakaret suçundan şüpheli Avukat ... hakkında, son soruşturmanın açılması talebini kapsayan Siverek Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26/04/2012 tarihli ve 2012/1360 soruşturma, 2012/525 esas, 2012/73 sayılı iddianame üzerine, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair, (SİVEREK) Ağır Ceza Mahkemesinin 18/05/2012 tarihli ve 2012/97 esas, 2012/126 sayılı kararının, Adalet Bakanlığınca yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/12/2012 gün ve 299822 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında; “Tüm dosya kapsamına göre, tutuklu bulunan müvekkili ... ile görüşmek amacıyla 23/07/2010 tarihinde gittiği Diyarbakır E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, yanında getirdiği müvekkiline ait Diyarbakır 2. Noterliğince düzenlenen 23/07/2010 tarihli vekâletnameyi kontrol etmek isteyen Ceza İnfaz Kurumu 2. Müdürü olan müştekiye hitaben, "sen ne yapıyorsun, neyi kontrol ediyorsun? Kontrol etmeye gerek yok, sen kimsin!" şeklinde sözler söyleyip, dışarı çıkan müştekinin üzerine yürüyen sanığın üzerine atılı hakaret suçu ile ilgili mevcut deliller, son soruşturmanın açılması için yeterli olup delillerin takdirinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA I-Olay: Şüpheli Avukat ... hakkında, tutuklu bulunan müvekkili ile görüşmek amacıyla gittiği Diyarbakır Ceza İnfaz Kurumunda, vekaletnamenin onayı ile ilgili işlemlerin uzun sürmesi üzerine, vekaletnameyi kontrol eden cezaevi 2. müdürü olan müştekinin odasına girerek tartıştığı ve akabinde "sen ne yapıyorsun, neyi kontrol ediyorsun? Kontrol etmeye gerek yok, sen kimsin!" şeklinde sözler söyleyerek hakaret ettiği iddiasıyla yapılan soruşturma sonucunda, Siverek Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianameyi inceleyen, Siverek Ağır Ceza Mahkemesince, iddianamede geçen sözlerin hakaret suçunu oluşturmadığı gerekçesiyle, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına karar verildiği, kesinleşen bu karar aleyhine Kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı: Son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin karara konu edilen ve şüpheli avukat tarafından sarfedilen sözlerin, hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığının belirlenmesine ilişkindir. III- Hukuksal Değerlendirme: 5237 sayılı TCK’nın “hakaret” başlıklı 125. maddesinde; “(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.” hükmü yer almaktadır. Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda, 765 sayılı Türk Ceza Kanunundaki hakaret ve sövme suçu ayrımı kaldırılmış, hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nisbi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşlara yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi de 11/06/2012 tarihli 2010/17093 esas, 2012/14077 sayılı kararında “hangi bağlamda söylendiği ve mağdurun onur, şeref ve saygınlığını ne şekilde rencide edici olduğu gösterilmeyen "sen kimsin" sözleri sabit kabul edilerek görevliye hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmesi…” ni bozma nedeni olarak kabul etmiştir. İncelenen somut olayda; şüphelinin, vekaletnamenin onay sürecinin uzaması üzerine, müştekinin odasına girerek onunla tartıştıktan sonra, ona hitaben söylediği iddia olunan ve bir kısım tanıklar tarafından da doğrulanan, "sen ne yapıyorsun, neyi kontrol ediyorsun? Kontrol etmeye gerek yok, sen kimsin!" şeklindeki sözlerinin, rahatsız edici ve ağır eleştiri olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Ancak söylenen bu sözlerin somut bir fiil ya da olgu isnat etmek şeklinde olmadığı gibi, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek ağırlıkta sövme fiili olarak kabulü de suçla korunmak istenen değeri ölçüsüz bir şekilde genişletmek ve ifade özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum olacaktır. Yukarıda yer verilen mezuat hükümleri, yargı kararı ve açıklamalar ışığında, Siverek Ağır Ceza Mahkemesinin, iddia olunan sözlerin hakaret suçu olarak değerlendirilemeyeceğine ilişkin gerekçesi yerinde görüldüğünden, anılan kararın Kanun yararına bozulmasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV- Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, (SİVEREK) Ağır Ceza Mahkemesinin 18/05/2012 tarih ve 2012/97 esas, 2012/126 sayılı kararının, hukuka uygun olması nedeniyle yerinde görülmediğinden, CMK'nın 309. maddesi koşullarını taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, 21.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2013/2204, K. 2013/8147, T. 21.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2013-2204-e-2013-8147-k-57b3ac20a784