Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2012/28842 E. 2013/33299 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/28842
- Karar No
- 2013/33299
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1- Sanık ... hakkında verilen kararın niteliğine göre yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu, Anlaşıldığından, katılan sanık ...'ın temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, 2- Sanık ... hakkında verilen kararın temyizine gelince; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, adli sicil kaydında kasıtlı bir suçtan 3 aydan fazla hapis cezası mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında verilen cezanın ertelenmemesine dair “önceden sabıkası olması” şeklindeki gerekçe yasal değil ise de, TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasına karar verilirken geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışlarının olumlu saptanmaması biçimindeki TCK'nın 51/1-b bendindeki koşulu da içeren gerekçe karşısında, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan incelemede; Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak; a)-TCK'nın 53/1-(c) maddesiinde yer alan hak yoksunluğunun süresi ve kapsamı açısından anılan Kanun maddesinin 3. fıkrası hükmünün gözetilmemesi, b)-Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108.maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olacağı gözetilmeden, mahkumiyet hükmünde mükerrir olan sanık hakkında TCK'nın 58/7.maddesi gereğince "mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına" karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi, Kanuna aykırı, katılan sanık ..., katılan ... ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılıklar, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktaları tebliğnameye aykırı olarak, “TCK'nın 53/1-(c) maddesiinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindekilerle sınırlı olmak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması” ve “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanması” biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 23/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.