Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2012/28208 E. 2013/14238 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/28208
- Karar No
- 2013/14238
- Karar Tarihi
Tehdit suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Bakırköy 20. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 17.06.2010 tarih ve 2007/970 esas, 2010/599 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 01.03.2012 gün ve 2011/18319 esas, 2012/4339 sayılı kararıyla; "Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Suç tarihi müştekinin şikayet tarihi olan 23/09/2004 tarihi olarak kabul edilerek vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ; Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın yasal bağlamda uygulandığı, Her ne kadar saptanmış somut bir maddi zarar yok ise de, adli sicil belgesi içeriği karşısında CYY.nın 231/6-a maddesindeki koşulun gerçekleşmediği, Anlaşıldığından sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA," karar verilmiştir. I- İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/07/2012 tarihli kararı ile Dairemize gönderilen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/04/2012 gün ve 2011/270464 sayılı yazısı ile; "Sanık hakkındaki iddianamede ve temyize konu mahkeme kararında suç tarihi olarak 2004 yılı kabul edilip gün ve ay olarak açıklayıcı bir hususun yer almadığı. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin tarih ve sayısı belirtilen ilamında ise suç tarihinin 01.06.2004 tarihi olarak kabul edilmiş bulunması ve karar tarihinde 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca kesintili zamanaşımı süresinin geçmiş bulunması karşısında kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE karar verilmesi gerektiği, ayrıca kabule göre de sanığın adli sicil kaydındaki mahkumiyet kararının 5941 sayılı Çek Kanunu karşısında suç olmaktan çıkarılmış bulunması ve yine 5941 sayılı Çek Kanununu değiştiren 6273 sayılı yasa da gözetildiğinde CMK.nun 231/6a. maddesindeki koşulun gerçekleşmediğinin de kabul edilemeyeceği ve esas yönünden de hükmün ONANMASI kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin hükmün ONANMASINA dair kararının kaldırılarak zamanaşımı nedeniyle kamu davasının DÜŞÜRÜLMESİNE karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış olmakla, Yukarıda açıklanan nedenlerle Yüksek Özel Dairenin 22.02.2012 tarih, 2010/5270E., 2012/3444 K sayılı hükmün ONANMASINA dair kararının kaldırılarak, kamu davasının DÜŞÜRÜLMESİNE karar verilmesi arz ve talep olunur." isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü: ./.. -2- II- KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KISMEN KABULÜNE, Dairemizce verilen 01.03.2012 gün ve 2011/18319 esas, 2012/4339 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, Suç tarihinin Dairemiz kararında şikayet tarihi olan 23/09/2004 tarihi olarak kabul edildiği, bu nedenle karar tarihinde zamanaşımı süresinin dolmamış olduğu, ayrıca Ceza Genel Kurulunun 21.06.2011 gün ve 6/94-133 sayılı kararında da belirtildiği üzere, onama kararı ile dosyanın itiraz nedeniyle yeniden Dairemizce karar verildiği tarih arasında zamanaşımının işlemeyeceği belirlenerek, Bakırköy 20. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 17.06.2010 tarih ve 2007/970 esas, 2010/599 sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın adli sicil belgesinde yer alan, 3167 sayılı Çek Kanununun 13/1.maddesinde düzenlenmiş olan "Çek karnesini iade etmeme" suçunun 20.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı Kanun ile suç olmaktan çıkarılmış olması karşısında, 6273 sayılı Kanun hükümleri de gözetilerek, sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/6. maddesinde öngörülen yasal ölçütler tartışılıp değerlendirilmeden, “koşulları oluşmadığından” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, Hükmün düşürülmesine yönelik itiraz yerinde görülmediğinden, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanunun 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.