Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2012/28185 E. 2013/28413 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/28185
- Karar No
- 2013/28413
- Karar Tarihi
İftira suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen 05/06/2008 gün ve 2007/114 esas, 2008/109 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 26.12.2011 gün ve 2010/19754 esas, 2011/25137 sayılı kararıyla; "Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dilekçenin süresi içinde verilmediği, Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CYY.nın 317.maddesi uyarınca sanık ...'un tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE, " karar verilmiştir. I- İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/07/2012 tarihli kararı ile Dairemize gönderilen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/02/2012 gün ve 2008/235312 sayılı yazısı ile; " ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 05/06/2008 gün ve 2007/114-2008/109 Esas ve Karar sayılı kararıyla iftira suçundan sanık ...’un 5237 sayılı TCK’nın 267/1, 43/2, 62, 53/3, 1- c maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına ilişkin kararı sanık ...’un yokluğunda verilmiştir. Sanık ...’un yokluğunda verilen karar, sanık ...’a 09/07/2008 günü tebliğ edilmiştir. Sanık ... bu karara karşı dayanağını 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’ nun 305. maddesi bulan temyiz yasa yoluna başvurmuştur. Temyiz dilekçesinin yasal süresi içinde verilip verilmediği önemlidir; yasal süresi içinde verilmemiş temyiz dilekçeleri 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesinde belirtilen temyiz isteminin reddi nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. Sanık ... temyiz dilekçesini kararın kendisine tebliğinden itibaren 1412 sayılı CMUK’nun 310. maddesinde öngörülmüş bir haftalık sürenin son günü olan 16/07/2008 günü vermiştir. …..Sanık temyiz dilekçesini ... Asliye Ceza Mahkemesine, ... Asliye Ceza mahkemesi aracılığıyla göndermiştir. 36038 sicil numaralı hakimin imzasını ihtiva eden dilekçenin havale tarihi 16/07/2008’dir. Sanığın temyizi yasal süresi içindedir. Sanık ...’un temyiz isteğinin yasal süresinde olmaması nedeniyle, temyiz isteğinin reddine ilişkin Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 26/12/2011 tarih, 2010/19754-2011/25137 Esas ve Karar sayılı kararı 5271 sayılı CMK’nın 35, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 310, Cumhuriyet Başsavcılıkları İle Adli yargı İlk Derece Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yönetilmesine Dair Yönetmeliğin 76. maddelerine aykırılık oluşturmaktadır. Yukarıda sözü edilen mevzuata aykırılık teşkil eden Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 26/12/2011 tarih, 2010/19754-2011/25137 Esas ve Karar sayılı kararına karşı 5271 sayılı CMK’nın 308/1 maddesinde kaynaklanan yetki çerçevesinde sanık lehine itiraz yasa yoluna başvurulması gerektiği düşünülmüştür. Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 26/12/2011 tarih, 2010/19754-2011/25137 Esas ve Karar sayılı “sanık ...’un temyiz isteğinin reddine” ilişkin kararının KALDIRILMASINA, dava dosyasının gereği için Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesi’ne gönderilmesine karar verilmesi arz ve talep olunur." isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: II- KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri, sanığın temyiz isteminin süresinde yapılmış olması nedeniyle yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizce verilen 26.12.2011 gün ve 2010/19754 esas, 2011/25137 karar sayılı ret kararının KALDIRILMASINA, ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen 05/06/2008 gün ve 2007/114 esas, 2008/109 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. Somut olayda sanığın 14.07.2005 tarihli dilekçesinde belirttiği ... Köyü ve civarında terör olaylarının yaşanmış olması ve bu olaylara müştekilerin iddia edildiği üzere istihbarat sağlayıp sağlamadıklarının da belirlenememiş olması karşısında; müştekiler hakkında "Terör örgütüne yardım ve yataklık yapma" iddialarından yürütülen soruşturmada "kovuşturmaya yer olmadığına" dair verilen kararın, iftira suçunun işlendiğinin kesin kanıtı olamayacağı ve sanığın Anayasa'nın 74. maddesi ile teminat altına alınan "Anayasal dilekçe-şikayet hakkı"nı kullandığı gözetilmeden, iftira suçunun öğelerinin ve suçsuz olduğunu bildiği bir kişiye karşı suç yükleme özel kastının nasıl oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, yasal temelden yoksun gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık ...’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.