Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2012/28150 E. 2013/19827 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2012/28150
Karar No
2013/19827
Karar Tarihi

Muhafaza görevini kötüye kullanmak suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, İpsala Sulh Ceza Mahkemesince verilen 26/07/2007 gün ve 2006/198 esas, 2007/198 karar sayılı hükmün sanık ve o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 16.04.2012 gün ve 2010/5692 esas, 2012/9276 sayılı kararıyla; "Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1- Sanık ...'nın temyizinin incelemesinde; Temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca sanık ...'nın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE, 2- O yer Cumhuriyet Cumhuriyet Savcısının temyizinin incelemesinde; Kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre hüküm tarihi itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca O yer Cumhuriyet Savcısının tebliğnameye aykırı olarak TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE," karar verilmiştir. I- İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/07/2012 tarihli kararı ile Dairemize gönderilen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/05/2012 gün ve 2008/49548 sayılı yazısı ile; "Sanığın temyiz dilekçesini süresi içerisinde vermemesi nedeniyle CMUK’nın 317. maddesi gereğince temyiz talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmakla birlikte; Sanığa eylemi nedeniyle adli para cezası ile birlikte netice olarak iki kez 1 ay 7 gün hapis cezası tayin edilmesi nedeniyle hükmün kesin nitelikte bulunmadığı anlaşılmakla; Yukarıda açıklanan nedenlerle; itirazın kabulüne, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz talebi yönünden Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 16/04/2012 gün ve 2010/5692 E, 2012/9276 sayılı kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının esastan incelenmek üzere Özel Dairesine gönderilmesine karar verilmesi, Arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü: II- KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizce verilen 16.04.2012 gün ve 2010/5692 esas, 2012/9276 karar sayılı ret kararının KALDIRILMASINA, İpsala Sulh Ceza Mahkemesince verilen 26/07/2007 gün ve 2006/198 esas, 2007/198 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. ./.. -2- 1- 24/05/2006 tarihli haczedilen mallara zarar verilmesi eylemi yönünden; Sanığa yükletilen muhafaza görevini kötüye kullanma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın yasal bağlamda uygulandığı, Gerekçeli karar başlığında hatalı belirtilen suç adının mahallinde düzeltilebileceği ve bozmayı gerektirmediği, Anlaşıldığından o yer Cumhuriyet savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2- 01/12/2005 tarihli haczedilen malları satış mahalline götürmeme eylemi yönünden; Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; a- Dairemizin 22.12.2009 tarih ve 2008/7470 – 2009/21076 ve 26.1.2010 tarih, 2008/6720 – 2010/777 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, vedia sözleşmesinin bir türü olan yedieminlik kurumunun yediemine yüklediği muhafaza ve iade görevinin yalnızca kendisine teslim edilen yerde saklama ve iade etme yükümlülüğü yüklediği, hacizli malı satış yerine götürme yükümlülüğünün bulunmadığı ve olay tarihi itibariyle teslim amacına aykırı bir şekilde tasarruf edilmediğinin belirlenmesi karşısında, satış mahalline götürmeme eylemi nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, b- Gerekçeli karar başlığında suç adının hatalı belirtilerek, CMK’nın 232. maddesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2012/28150, K. 2013/19827, T. 20.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2012-28150-e-2013-19827-k-9035581c7547