Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2012/25275 E. 2012/21628 K.
Konu: Görevliye Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/25275
- Karar No
- 2012/21628
- Karar Tarihi
- Konu
- Görevliye Hakaret
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevliye hakaret HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığı Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, gerçek suç tarihinin, sanığın suça konu 29.05.2006 tarihli dilekçesinin, hakim tarafından havale edildiği 01.06.2006 tarihi olduğu tespit edilerek yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri uygulanması kararı verilebilmesi için, yükletilen suçu işlediğinin kesin biçimde saptanması gerektiği gözetilmeden, suçun sübutuna ilişkin irdelemeden yoksun ve sanığın, hakaret fiillerini gerçekleştirdiği kabulüne nasıl ulaşıldığını açıklayıp göstermeyen yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması, 2-Kabule göre de; a-Sanığın akıl hastası olup olmadığını, akıl hastası ise ne zamandan beri hasta olduğunu ve bunun, kişinin davranışları üzerindeki etkilerini saptamak için, varsa tedavi belgeleri, kullanılan ilaçların yazıldığı reçeteler de temin edilip CMK'nın 74. maddesi gereğince müdafi atandıktan sonra uzman hekimden görüş alınmak suretiyle Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi'nde gözlem altına alınması, daha sonra Adli Tıp Kurumu 4.İhtisas Kurulu'ndan işlediği iddia olunan suçlar yönünden suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 32.maddesi kapsamında işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı, bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı hususlarında rapor alınması, raporlar arasında çelişki bulunduğu takdirde ise, Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 15.maddesi gereğince bizzat muayene edilerek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan rapor alınmak suretiyle çelişki giderildikten sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile hüküm kurulması, b-Cezai ehliyeti bulunmayan sanığın savunmasının, CMK'nın 150/2 maddesi gereğince müdafi tayin edilerek alınması gerektiğinin gözetilmemesi, c-Hükme esas alınan adli sağlık kurulu raporunun onaysız fotokopi olduğunun anlaşılması karşısında, Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde aslı ya da onaylı örneğinin getirtilip, dosya içerisine konulması gerektiğinin düşünülmemesi, Yasaya aykırı ve sanık ...'un temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.