Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2012/23485 E. 2013/20807 K. – İmar Kirliliğin
Konu: İmar Kirliliğine Neden Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/23485
- Karar No
- 2013/20807
- Karar Tarihi
- Konu
- İmar Kirliliğine Neden Olma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Suça konu inşaatın yapıldığı yerin dosya içinde mevcut bilirkişi raporunda, belediye mücavir alan sınırları içinde kaldığının belirtilmesi karşısında TCK'nın 184/4. maddesinin "üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü uyarınca mücavir alan olarak belirtilen yerin özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığı konusunda araştırma yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması, 2- Kabule göre de, a- TCK'nın 184/5. maddesinde yer alan "kişinin ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, birinci ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar" biçimindeki düzenleme ve sanık müdafii tarafından inşaatın ruhsata uygun hale getirildiğinin belirtilmesi karşısında, TCK'nın 184/5. maddesinin uygulama olanağının tartışılması zorunluluğu, b- CMK'nın 231/6-c maddesi hükmünün, sanığın mağdur veya kamuya verdiği maddi zararın karşılığı olan paranın ödenmesini gerektiren somut olaylarda uygulanabileceği, oysa dosyadaki bilgi ve belgelere göre mahkemece saptanmış ve sanık tarafından ödenmesi gereken somut, maddi bir zarar bulunmadığı, TCK'nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sabıkasız olan sanık hakkında "katılan vekili beyanında; olay nedeniyle zararlarının olduğunu ve zararın giderilmediğini belirttiği, bu nedenle de, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin kanuni koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından" biçimindeki kanuni olmayan gerekçe ile anılan Kanun maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.