Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2011/23266 E. 2013/15169 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/23266
- Karar No
- 2013/15169
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Anayasanın 40/2, CMK’nın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanığın yüzüne karşı verilen hükümde, temyiz süresinin başlangıcının “tebliğden itibaren” şeklinde gösterilerek yanıltıcı ifade kullanılması nedeniyle, “eski hale getirme istemi yerinde görüldüğünden” ve “temyiz isteğinin süresinde olduğu” kabul edilerek, yerel mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz bu nedenle yerinde görüldüğünden ret kararı kaldırılarak dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanığın, müştekiler ... ve Adile Tatar’a karşı tehdit suçunu tek bir fiille işlemesi nedeniyle, hakkında TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanması gerekirken, iki kez hüküm kurularak fazla ceza tayini, 2- 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK’nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1.fıkrası ile CMK’nın 231/5. madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CMK’nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece adli sicil kaydındaki hükümlülüğünün silinme koşulları oluşan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.