Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2011/15150 E. 2013/16458 K. – Genel Güvenliği
Konu: Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/15150
- Karar No
- 2013/16458
- Karar Tarihi
- Konu
- Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıkların, 01.06.2008 tarihinde saat 21:30 sıralarında, katılanın işlettiği büfeden bira aldıkları, alışveriş sırasında katılan ile aralarında bir tartışma yaşandığı, oradan ayrıldıktan sonra bir müddet dolaşıp alkol aldıkları, 02.06.2008 tarihinde saat 05:15 sıralarında ise, sanık ...'in babaannesine ait olan tüfekleri alarak, araç ile kapalı olan büfenin önüne yeniden geldikleri, burada sanık ...'ın aracın camından tüfek ile ateş ettiği ve büfenin camlarının zarar gördüğü, Mahkemece sanıklar ile katılan arasında nedeni tam anlaşılamayan tartışmanın yaşandığının kabul edildiği ve katılanın aşamalardaki değişmeyen ifadelerinde, sanıklardan ...'ın kendisi ile tartıştığı, işyerinden ayrılırken de her iki sanığın kendisine, “seninle hesaplaşacağız” dediklerini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, sanıkların eylemlerinin, TCK'nın 106/2-a, 106/3 ve 151/1. maddeleri kapsamında, silahla tehdit ve mala zarar verme suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, “...mağdurun olay sırasında olay yerinde olmadığı, taraflar arasında daha önceden tartışma yaşandığı sabit olsa da, birbirlerine ne söylediklerinin kesin delillerle tespit edilemediği ve bu nedenle tehdit kastının bulunmadığı...” şeklindeki, kanuni olmayan ve yetersiz gerekçelerle, suç vasfında hataya düşülerek, TCK'nın 170/1-c maddesi kapsamında mahkumiyet kararı verilmesi, 2-Kabule göre de; a-Sanık ...'in, babaannesine ait evden temin ettiği tüfekleri alarak, sanık ... ile birlikte katılanın büfesinin önüne araçla geldikleri, sanık ...'ın da burada tüfeklerden biri ile ateş ederek katılanın büfesine zarar verdiğinin anlaşılması karşısında, sanıkların eylemleri birlikte gerçekleştirdikleri gözetilmeden, sanık ... Aydoğdu'nun, diğer sanığın eylemine yardımda bulunduğu kabul edilerek, TCK'nın 39/1. maddesine göre cezasında indirim yapılması, b-TCK'nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun süresi ve kapsamı açısından, anılan Kanun maddesinin 3. fıkrası hükmünün gözetilmemesi, c-5275 sayılı Kanunun 108. maddesi uyarınca, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye ait olacağı gözetilmeden, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık ... hakkında, TCK'nın 58/7. maddesi gereğince, "mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi, Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ... müdafileri, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.