Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2011/1497 E. 2012/22760 K. – İmar Kirliliğine
Konu: İmar Kirliliğine Neden Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/1497
- Karar No
- 2012/22760
- Karar Tarihi
- Konu
- İmar Kirliliğine Neden Olma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz süresinin son günü olan 26.04.2008 tarihinin haftasonu tatiline denk gelmesi ve ilk mesai günü olan 28.04.2008 tarihinde de dilekçeyi vermesi ve bu nedenle temyizin süresinde bulunması nedeniyle tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmemiştir. 1- Sanık ...'in temyiz isteminin incelenmesinde; 28.04.2008 tarihinde usulünce yapılan tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık yasal süresi içerisinde temyiz dilekçesini vermediği, Anlaşıldığından 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca sanık ...'in tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE, 2- Üst Cumhuriyet Savcısının ve sanık ...'nın temyiz istemlerinin incelenmesinde; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede : a) Sanık ...'nın yaptırdığı ruhsatsız inşaatta işçi olarak çalışan sanık ...'in ne şekilde atılı suçu işlediği açıklanmadan yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, b) Kabule göre de; 5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5 maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. CMK’nın 231/6-c fıkrasında belirtilen zarar kavramından, YCGK’nın 3.2.2009 gün ve 2008/250-2009/13 sayılı kararında belirtildiği üzere, yalnızca basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların anlaşılması gerekmektedir. Anılan zarar, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup, manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır. Sanık ...'ya yüklenen kendi arsası üzerine ruhsat almadan bina yaptırmak ve sanık ...'a yüklenen sanık ...'nın suçuna iştirak etmek suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunda kişilere ve kamu idaresine karşı doğrudan maddi bir zarara yol açılmaması, ruhsatsız yapının yıkılarak eski hale getirmenin ise TCK'nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık nedeniyle davanın düşürülmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sabıkasız olan sanıklar hakkında “suçun vasıf ve mahiyetine ve kişilik özelliklerine göre” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Yasaya aykırı ve Üst Cumhuriyet Savcısı ile sanık ...'nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düşünceye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.