Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/7300 E. 2010/17751 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2010/7300
Karar No
2010/17751
Karar Tarihi

Ceza infaz kurumuna elektronik haberleşme aracı sokmaya teşebbüs etmek suçundan şüpheli Avukat Ayşim ... hakkında son soruşturmanın açılması talebini kapsayan ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20/07/2009 tarihli ve 2009/1939 soruşturma, 2009/677 esas, 2009/28 sayılı iddianame üzerine, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair ... Ağır Ceza Mahkemesinin 07/09/2009 tarihli ve 2009/82-87 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 03.03.2010 ... ve 12688 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03.2010 ... ve 54456 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, İzmir Barosunda kayıtlı avukat olan şüphelinin, müvekkili ile görüşmek amacıyla 11/09/2008 tarihinde gittiği Kütahya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, yanında cezaevine sokulması yasaklanmış cep telefonu, ... cihazı ve suç teşkil eden hiçbir eşya, madde ve cisim bulunmadığına dair görevlilere beyanda bulunduğu hâlde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 297. maddesi hükmüne, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük ve Adalet Bakanlığının genelgelerine aykırı olarak iki adet cep telefonu ve iki adet sim kartı ile ceza infaz kurumuna girmeye çalıştığı hususunda ki mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olup delillerin takdirinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir. Gereği görüşüldü; 5271 sayılı CYY'nın 170/2. maddesi uyarınca soruşturma sonucunda elde edilen delillerin, suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturması durumunda kamu davasının açılması zorunlu bulunmakla birlikte, soruşturmayla görevli C. savcısı veya son soruşturmanın açılması isteğini inceleyen mahkemenin, dosyada bulunan delillerin yeterli şüphe oluşturup oluşturmadığını değerlendirme yetkisi de bulunmaktadır. İncelenen dosyada bulunan 11.9.2008 tarihli tutanak ile, müvekkili ile görüşmek amacıyla Kütahya Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gelen ve elinde bulunan dosyalan X-... cihazından geçirilirken şüpheliye ait çalışır durumda iki adet cep telefonunun bulunduğunun saptandığı, yapılan incelemede cep telefonunun şüpheli adına kayıtlı ve sim kartlarının aktif durumda olduğunun saptanıldığı, şüphelinin savunmasında; olay günü görüşme sonrasında döneceği otobüs saatinin yakın olması nedeniyle telaş ve yorgunluk nedeniyle farkında olmaksızın elindeki telefonları dosyaların üzerine koyup cihaza bıraktığını, telefonların zaten dosyanın üzerinde olduğunun gözle görüldüğünü, maksadının içeriye telefon sokmak olmadığını açıklaması, infaz koruma görevlisi tanıkların anlatımlarından da telefonların dosyaların üzerinde ve açıkta durduğunun belirtilmesi karşısında, mahkeme tarafından şüpheli avukatın dosyadaki bulgu ve bilgilere uyumlu ve samimi görülen savunması da irdelenerek, olayda cezaevine cep telefonu sokmak kastıyla. hareket ettiğine ilişkin yeterli şüphe nedeninin bulunmadığının anlaşıldığı gerekçelerine dayalı olarak verilen son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmadığından, 5271 sayılı CYY'nın 309.maddesi koşullarını taşımayan YASA YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, 27.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/7300, K. 2010/17751, T. 27.10.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2010-7300-e-2010-17751-k-f69fdb47ae92