Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/3998 E. 2010/10297 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2010/3998
Karar No
2010/10297
Karar Tarihi

Tehdit suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1, 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Şabanözü Sulh Ceza Mahkemesinin 21/10/2009 tarihli ve 2009/20 esas, 2009/60 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Şabanözü Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2009 tarihli ve 2009/41 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 28.01.2010 gün ve 2009/4588 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2010 gün ve 2010/23300 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, sanığın, silinme koşullan oluşsa bile sabıkaları sebebiyle olumsuz geçmişinin bulunması, ayrıca sanık olarak yargılanmasına devam edilen başka bir davanın olması, duruşmalara hiç katılmadığı gibi savunmasının talimatla alınması, savunmasında da pişman olduğuna yönelik herhangi bir beyanının olmaması karşısında, talimat duruşmasında alınan savunmasında yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkemede olumlu vicdanî kanaat oluştuğundan bahisle ve dosya kapsamı ile uyumlu olmayan gerekçe ile yazılı şekilde verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine, reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Gereği görüşüldü; 5560 sayılı Yasanın 23. maddesi ile CYY.nın 231. maddesinde yapılan değişiklik sonucunda kabul edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu; suç nedeniyle mağdurun maddi zararının karşılanmasını sağlaması ve daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki davranışlarının gelecekte tekrar suç işlemeyeceği kanısını uyandırması durumunda, belirlenecek denetim süresi sonuna kadar başka bir suç işlememesi koşuluyla, verilen hükmün sonuçlarının doğmasını önlemesi ve böylece kişiye işlediği suçun sonuçlarıyla yüzleşip pişmanlık duyarak mağdur, zarar görenler ve toplum karşısında hukuk kurullarına uygun ve barış içerisinde yaşaması için yeni bir olanak sunulması amacıyla düzenlenen hukuksal bir kurumdur. CYY.'da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yasayolu öngörülmüş ve itiraz merciin verilen kararı denetlerken, mahkemece kabul edilen sübuta yönelik inceleme yapma olanağı bulunmadığından yalnızca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için gereken yasal koşulların varlığı ile sınırlı olarak inceleme yapması öngörülmüştür. Yasada hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için objektif ön koşul olarak, sanığın kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması zorunlu görülmekte olup, dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.2.2009 tarihli ve 2008 - 11/250 esas, 2009/13 sayılı kararında açıklandığı üzere; 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5352 sayılı Adli Sicil Yasasında suçların silinmesiyle ilgili düzenleme yapılmamakla birlikte, infaz edilen bir hükümlülüğün kişilerin hayatları boyunca etkisinin sürmesi hukuka uygun görülemeyeceğinden, anılan tarihten sonra işlenen suçlar bakımından 5237 sayılı TCY.nın 58. maddesinde yazılı bulunan sürelerin silinme bakımından esas alınması gerekeceğinden, sanığa ilişkin adli sicil kaydında görülen adli para cezalarının infaz edildiği tarihten itibaren 3 yıl geçmesi nedeniyle tekerrür bakımından olduğu gibi CYY.nın 231/5.maddesi yönünden de adli sicilden silinmiş sayılmasının gerektiği kabul edilmelidir. Diğer taraftan, sözü edilen Ceza Genel Kurulu kararında da açıklandığı gibi, adli sicilden silinme koşulları oluşsa dahi, sanığın suç işleme eğiliminin değerlendirilmesinde bu hükümlülüklerin de mahkeme tarafından gözetilmesinde yasaya aykırılık bulunmamakta ise de, mahkemenin bu sübjektif koşula ilişkin olumlu veya olumsuz yöndeki değerlendirmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmaması durumunda, mahkemece yapılan bu değerlendirmenin yerinde olmadığı ileri sürülemeyeceğinden, somut olayda sulh ceza mahkemesince silinmiş sayılması nedeniyle kasıtlı suç işlemediği kabul edilen sanığın dosyadaki bilgilere göre gelecekte tekrar suç işlemeyeceği kanısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olarak verdiği kararının takdire dayanması ve itirazı inceleyen merciin de bu görüşle itirazın reddine karar vermesinin hukuka uygun bulunması karşısında, takdire dayanılan konularda olağanüstü yasayolu olan yasa yararına bozma yoluna başvurulamayacağından. tebliğnamedeki YASA YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, 26.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/3998, K. 2010/10297, T. 26.05.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2010-3998-e-2010-10297-k-ea3e59805ec7