Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/27350 E. 2013/8731 K. – Tehdit
Konu: Tehdit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/27350
- Karar No
- 2013/8731
- Karar Tarihi
- Konu
- Tehdit
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanığın tehdit eyleminin, TCK'nın 106/1, 1. cümle kapsamında olduğunun kabulü karşısında, öncelikle bu madde esas alınarak ceza belirlendikten sonra kazanılmış hak kuralına göre sonuç cezanın tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Hükmün gerekçesinde, temel ceza olarak adli para cezasının tercih edildiği belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında, seçimlik ceza olarak hapis cezası esas alınarak karar verilmek suretiyle çelişki yaratıp gerekçesizliğe yol açılması, 3- Kabule göre; a- Kısa süreli hapis cezasının, TCK'nın 50/1- d maddesinde yer alan, "belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma" seçenek yaptırımına çevrilebilmesi için, hükmedilen seçenek yaptırımın, işlenen suçla bir şekilde bağlantılı olması, başka bir deyişle suç işlemeye yönelten sosyal, psikolojik veya çevresel etkenlerle sanık arasındaki bağı ortadan kaldırarak sanığın, yeniden suç işlemesini önlemeye yönelik kanuni amacın gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Nitekim, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Yönetmeliğinin 33/2. maddesi uyarınca, belirli yerler ve etkinlikler; "sanık veya hükümlünün suç işlemesinde, suça yönelmesinde veya zararlı alışkanlıklar edinmesinde ya da bağımlılık yapan maddeler kullanmasında, çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan ya da sanık veya hükümlünün yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinliklerdir. "biçiminde tanımlanmıştır. İncelenen dosyada, işlenen suçla Yönetmelikle belirtilen biçimde bağlantısı bulunmamasına karşın, infaz yetkisini de kısıtlar şekilde sanığın, 18 günlük hapis cezasının "Kavakdere Köyünde bulunan kahvehane ve benzeri toplu yerlere gitmekten yasaklanması" tedbirine çevrilmesi, b- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da açıklandığı üzere, CMK'nın 231/6-c maddesindeki zarar kavramının belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikteki zararı kapsamaması, sabıkasız olup “fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki beyan ve davranışları” olumlu bulunarak hakkında takdiri indirim hükmü uygulanan sanığa yükletilen tehdit suçu nedeniyle katılanın maddi zarara uğradığına ilişkin kanıt bulunmaması karşısında, CMK'nın 231/6-b bendindeki ölçüt çelişkiye düşülmeyecek şekilde değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken "sanığın kişilik özellikleri göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaatin oluşmaması ve katılanın zararının karşılanmaması” biçimindeki çelişkili ve kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık ...'un temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.