Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/21794 E. 2013/5509 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2010/21794
Karar No
2013/5509
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hakaret, tehdit HÜKÜM : Ceza vermekten vazgeçilmesi, beraat Yerel Mahkemece verilen hükümLER temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: 1- Katılan ... vekilinin sanıklar hakkında verilen hakaret suçuna yönelik temyizin incelemesinde; TCK'nın 129/3. maddesi uyarınca hakaretin karşılıklı olması nedeniyle sanıklara ceza vermekten vazgeçilmesi halinde, CMK'nın 223/4. maddesi gereğince “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerekirken “ ceza vermekten vazgeçilmesine” karar verilmesi, Kanuna aykırı ve, katılan ... vekilinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, sanıklar hakkında hakaretin karşılıklı olması nedeniyle TCK'nın 129/3. maddesi gereğince ceza vermekten vazgeçilmesine" ibaresi hükümden çıkartılarak yerine CMK'nın 223/4.maddesi gereğince “ceza verilmesine yer olmadığına” ibaresi eklenerek DÜZELTİLMESİ ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMASINA, 2- Katılan vekilinin tehdit suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyizine gelince; Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez. Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur. Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir. Yukarıda yapılan açıklamalara göre; incelenen dosyada; sanıkların tartışmada, “evden defol git seni öldüreceğiz” şeklinde sözlerle katılanı tehdit ettiklerinin kabul edilmesi karşısında, tehdit sözlerinin fevren söylenmesinin ve mağdurun korkmamasının suçun oluşumunu engellemeyeceği gözetilmeden, yasal olmayan gerekçelerle beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesinden başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/21794, K. 2013/5509, T. 27.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2010-21794-e-2013-5509-k-5933ee7a518e