Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/20572 E. 2013/8686 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/20572
- Karar No
- 2013/8686
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. 1- Sanığın katılan ...'ya yönelik tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizinde; Katılanın hükümden sonra verdiği 18.12.2008 havale tarihli, T.C. Kimlik numarası tesbiti yapılan dilekçesinde şikayetten vazgeçtiğini belirtmesi karşısında, CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak TCK’nın 73/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223. maddeleri uyarınca, tebliğnameye uygun olarak sanık hakkında mağdur ...'ya yönelik hakaret ve tehdit suçlarından açılan KAMU DAVALARININ DÜŞÜRÜLMESİNE, 2- Sanığın katılanlar ... ile ...'e yönelik tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizine gelince; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığa yükletilen tehdit ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunlarda öngörülen suç tiplerine uyduğu, Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşılmış, sanık hakkında TCK'nın 51/1-b bendindeki koşul itibariyle değerlendirme yapılarak hapis cezalarının ertelenmemesine karar verildiğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak, a) Mükerrir olan sanık hakkında TCK'nın 58/6. maddesi gereğince "mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi, b) TCK'nın 53/l-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık ...'nin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktaları tebliğnameye aykırı ve sonuç olarak, a) “Cezanın infazından sonra 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kısmın hüküm fıkralarından çıkarılması, b) Sanığın TCK'nın 53/l-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Yasanın 8/1.madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesi uyarınca davanın esasına, 27/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.