Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/13234 E. 2012/11368 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/13234
- Karar No
- 2012/11368
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yaralama, tehdit, hakaret HÜKÜM : Hükümlülük, beraat Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1- Hakaret ve yaralama suçlarından kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre hükümlerin temyiz edilemez olduğu. Anlaşıldığından, 5320 ... Yasanın 8/1 ve 1412 ... CMK'nın 317. maddesi uyarınca katılan sanık ... müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE, 2- Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükme gelince; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehditin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez. Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur. Somut olayda; sanığın, katılan sanık ...'e söylediği iddia olunan "seni öldürürüm" şeklindeki sözlerin objektif olarak korkutucu nitelikte olduğu gözetilmeden, bu sözlerin "tartışma esnasında sarfedilmesi nedeniyle korkutuculuk unsurunun bulunmadığı" biçimindeki yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi, Yasaya aykırı ve katılan sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.