Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/10544 E. 2010/8378 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/10544
- Karar No
- 2010/8378
- Karar Tarihi
Hakaret suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1,125/3-a, 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, anılan Kanun'un 231/8. maddesi gereğince sanığın 5 yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulmasına dair Nazilli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 03/12/2009 tarihli ve 2009/728-1050 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kaldırılmasına ilişkin Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2009 tarihli ve 2009/474 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 27.03.2010 gün ve 2010/19169 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.04.2010 gün ve 2010/81501 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, mercii mahkemece sanığın sabıka kaydı bulunduğundan bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi 6. fıkrasının alt bentlerinde sayılan hâllerin birlikte bulunması gerektiği, anılan fıkranın (a) bendinde yer alan "Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması," şartının, kişinin sabıka kaydında bulunan adlî sicil bilgilerinin silinme koşullarının oluşmadığı durumlarda geçerli olacağı, aksi hâlde silinme koşulları gerçekleşmiş olsa dahi bir kez bile kasıtlı bir suçtan mahkûm edilmiş olan kişilerin hiçbir zaman hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumundan yararlanamayacağı ve bu durumun evvelce işlemiş olduğu suçtan dolayı pişmanlık duyan kişilerin aleyhine olacağı, aksi durumda aynı konumda bulunup, yargılaması bir an evvel bitirilerek cezası kesinleşenler ile yargılaması uzun süre devam eden kişiler arasında eşitsizlik meydana geleceği, ayrıca sanığın adli sicil kaydındaki suçlarının sabıka kaydından silinme koşularının oluştuğu gözetilmeden itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Gereği görüşüldü; 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 231. maddesinin 6. fıkrasında, "Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir." hükümleri yer almaktadır. Yasa yararına bozma konusunda bir karar verilebilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunmasına ilişkin olumsuz objektif koşulunun somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenmesi gerekmektedir. Y.C.G.K.'nun 3.2.2009 tarih ve 2008/250-2009/13 sayılı kararında, hangi mahkumiyetlerin C.Y.Y.'nın 231. maddesinin uygulanmasına engel oluşturacağı ya da oluşturmayacağı ikili ayrıma tabi tutularak açıklanmıştır: 1) Adli sicil belgesinde yer alan önceki mahkumiyetlerin 1.6.2005 tarihinden önce işlenen suçlara ilişkin olması durumunda silinme koşulları 647 sayılı Yasanın 6, 765 sayılı T.C.Y.'nın 95/2, 3682 sayılı Adli Sicil Yasasının 8 ve 5352 sayılı yeni Adli Sicil Yasasının geçici 2. maddeleri hükümleri dikkate alınarak belirlenmelidir. 2) 1.6.2005 tarihinden sonra işlenen suçlara ilişkin mahkumiyetlerin C.Y.Y.'nın 231.maddesinin uygulanmasına engel oluşturup oluşturmadığı ise 5237 sayılı T.C.Y.'nın 58. maddesinde öngörülen sürelerin geçip geçmediği irdelenerek saptanmalıdır. Bu süreler geçmişse yeni T.C.Y. döneminde verilen mahkumiyet hükümlerinin de C.Y.Y.'nın 231. maddesinin uygulanmasına engel olmayacağını kabulde zorunluluk bulunmaktadır. İncelenen dosyada yer alan sanığa ait adli sicil belgesindeki mahkumiyetlere ilişkin suçların 1.6.2005 tarihinden önce işlendiği ve bu mahkumiyetlerin silinme koşulları yönünden 3682 sayılı Yasanın 8. Maddesinde öngörülen sürelere tabi olduğu açıktır. Sanık hakkında yaralama ve kavgada silah çekme suçlarından verilen para cezalarının sırasıyla 17.7.2002 ve 15.9.2000 tarihlerinde infaz edildiği ve yerine getirme tarihinden itibaren 5 yıllık sürelerin geçtiği ve bu iki mahkumiyetin silinme koşullarının oluştuğu görülmektedir. Ancak sanığa görevliye hakaret suçundan verilen para cezası 28.4.2003 tarihinde çektirilmiş olup infazdan itibaren 5 yıl geçmeden sanık yeni bir suç işlediğinden silinme koşulu oluşmamıştır. İtiraz mercii, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesinin olumsuz objektif koşulunu oluşturan daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunmanın sanığın adli sicil belgesine göre gerçekleşmediğini saptayarak itirazın kabulüne ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar vermiştir. Yapılan açıklamalar ışığında itiraz merciinin kararının hukuka uygun olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay C. Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yukarıda belirtilen nedenlerle yerinde görülmediğinden, yasa yararına bozma isteğinin REDDİNE, 28.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.